Kara Kuzgun
Clive Barker
Epik fantezinin, başka bir deyişle düş, kan ve tenin lordu tartışılmaz bir şekilde Clive Barker'dir..
Kurt Cobain
Seattle'da başlayan, Nirvana'ya ulaşan ve sonunda herşey önemini kaybettiğinde intihar eden Cobain'in öyküsü..

Aleister Crowley
Dünyanın en nefret dolu adamlarından biri olarak anılan Aleister Crowley. Hayatı, saltanatı, dini, büyüleri ve aşkları..
Judas Priest
70'li yıllarda müzik hayatlarına başlayıp, kendilerini İngiziliz Heavy Metal akımının öncülerinden biri olarak kabul ettiren grubun hikayesi..
Korkularımız
Nelerden korkarız, neden korkarız, fobiler ve kökenleri, korkunun biyolojisi. Hakkında öğrenebileceğiniz herşey..
Korku Filmleri
Korku sinemasının tarihine ufak bir bakış. Korku-gerilimin içerdiği alt türlerin çıkış noktaları konusunda bilgiler..
David Lynch
David Lynch ve Blue Velvet; hiç kimseden etkilenmeyen, sadece kendi zihninin öngördüğü şekilde çalışan yönetmen ve muhteşem filmleri..
Keder Hasatçısı
Karanlık bastığında, akıp giden sular tükendiğinde, televizyonun renkli ışıkları birbirine karışıp beyne yansıdığında gelir keder hasatçısı..
Meşe Adası
Her şey 1795 yılında Daniel McGinnis adında bir gencin Meşe Adasında gözüne garip gelen dairesel bir çöküntü görmesiyle başladı..
OzzY Osbourne
John Michael Osbourne, Aralık 1948 yılında İngiltere’nin Birmingham kentine John Thomas Osbourne ve Lillian Osbourne çiftinin çocuğu olarak dünyaya geldi..
Deep Purple
Kurulmalan, bölünmeleri, dağılmaları ve yeniden bir araya gelmeleriyle rock dünyasına 60'a yakın albüm kazandıran Deep Purple..
Ursula K. Le Guin
Bazen bir yazarı tanımak yaşamlara tanık olmak veya farklı bir dünyayı öğrenmek demektir. Ursula K. Le Guin söz konusu olunca bu söylemi olabildiğince genişletmek gerekir..
Buffy ve Angel
Joss Whedon’un aramıza getirdiği iki karanlık dizi. Aslında içinizden bazıları buna karşı çıkacak ama bu iki dizi gerçekten karanlık..
Isaac Asimov
Bilim Kurgu'nun usta yazarı Asimov. Kitapları, düşünceleri, vizyonu üzerine..
Ursula K. Le Guin
Bazen bir yazarı tanımak yaşamlara tanık olmak veya farklı bir dünyayı öğrenmek demektir. Ursula K. Le Guin söz konusu olunca bu söylemi olabildiğince genişletmek gerekir..
Atlantis
Erken zamanlarda tanrılar dünyayı kendi aralarında paylaşırken, Poseidon tarihe Atlantis olarak geçecek adayı seçti ve onu 10 parçaya ayırarak oğulları arasında paylaştırdı.
Ana Sayfa

Buffy ve Angel

Joss Whedon’un aramıza getirdiği iki karanlık dizi. Aslında içinizden bazıları buna karşı çıkacak ama bu iki dizi gerçekten karanlık. Tamam içlerinde bazen amerikan teenage imajlar yer alsa da Whedon karanlık kalmayı başarıyor. Ben ilk başta buffy’i izlememiştim. Bunda başrol oyuncusunun Sarah M. Gellar olması çok önemli bir etkendi. Sonuçta bundan önce klişe amerikan gençlik filmlerinde oynamış bir kişiliğin böyle bir rolde olmasını yadırgamıştım. Ancak daha sonra diziyi bir kez izleyince diziye ve Sarah’a haksızlık yaptığımı anladım. Bu dizi Sarah’ın oyunculuk tarzını değiştirmişti. Salak ve erotik kız gitmiş yerine adam akıllı bir slayer gelmişti. Gerçi diziyi beğenmemin en önemli nedeni tek kelimeyle genelde hepimizin olmak isteyeceği karakter “Spike” tı. Hayat hikayesi acıklı olduğu gibi bir o kadar kanlı olan Spike , bu rolü oynayan James Marsters sayesinde doruklara ulaşıyor. Spike bir vampirden çok, günümüz bunalımında ki yalnız erkeği çağrıştırıyor. Dışlanmışlık, anlaşılamama(umrunda değil), boş vermişlik, kayıplık tamamen bugünün sorunlu karanlık insanının diziye yansımış hali. Böyle olunca da seyirciyle en sıcak teması kuran karakter de o oluyor. Dizinin fanatiklerinin bildiği gibi Spike emilmeden önce başarısız bir aşık ve şairdi, Vampir olunca geçirdiği evrim insanının iki ayağının üzerine yürümeyi başarması gibi büyük bir olaydı. Gerçi Joss Whedon Spike’i Buffy’e başgöz ederek Spike’in cool imajına çizik atsa da bu dizinin en baba karakteri olmasını engelleyemiyor. Tabi dizide bölüm bölüm bazı karakterler ön plana çıkmakta. Örneğin son bölümlerde willow o kadar ön plana çıktı ki dizinin adını “ willow ; the big magician “ diye değiştirsek daha iyi olacaktı. Bunu farkeden Whedon diziyi tekrar rayına oturttu. Bence willow’u ön plana çıkaracağına giderek dizinin bir numaralı kızı olan biricik dawn’ı ön plana çıkarabilirdi. Gerçi bu kadar güzelleştikçe o kendi kendine ön plana çıkmayı başaracak bence. Sonuçta buffy yanılmıyorsam son sezonuyla karşımızda. Herhalde Joss Whedon çok sıkılmış olacak ki diziyi bitirmiş. Açıkçası üzülmekle beraber dizinin nasıl sona ereceğini dört gözle bekliyorum.

 

Joss Whedon imzalı ikinci dizi olan Angel, Buffy’ deki güçlü karakteriyle kendine yeni bir dizi yaratmayı başarmış bir vampir karakteri. Çoğumuzun kabul edeceği gibi Buffy’den çıkmasına rağmen ondan çok daha iyi bir hikaye ve rol dağılımına sahip olan Angel, David Borenaz’ ın roluyle bütünleşmesi sayesinde daha da gerçekçi olmayı başarıyor. Angel’i Spike’tan farklı kılan özellik, çok daha derin ve hüzünlü bir kişiliğe sahip olması. Angel’i bir numara yapan diğer özelliği de içindeki karanlığın asla kaybolmaması. Hatta bazen o kadar ön plana çıkıyor ki “kana kan” bir numaralı felsefesi olabiliyor. Belki de bizlerin onu sevmesinin nedeni de bizim böyle bir şansımızın fazla olmaması. Sonuçta bizler bu vahşi duygularımızı bastırarak benliğimizin derinliklerine gömerken, o bunu özgürce yapabiliyor. Dizide Angel’ in iş ortakları olarak Wesley, Gun, Cordellia, Fred diğer karakterleri paylaşıyorlar. Bu karakterler dizinin ilerlemesiyle birlikte büyük değişiklikler geçirdiler. Örneğin Cordellia hollywood dublörlüğünden, tanrıçalığa kadar yükselmeyi başardı. Wesley yardımcılıktan neredeyse Angel’la eşit bir statüye geldi. Gun gibi bir sokak savaşçısı, beyaz bir kız olan Fred’e aşık olarak hem tabuları yıktı hem de romantik bir aşığa dönüştü. Tabi bunlar, bu kadar uzun bir dizide Senaristin kendini aşmak zorunda kalması bazen de saçmalaması sonucu olan gelişmeler. Düşünsenize Angel’ ı baba yapıp sonra bebek olan oğlunu iki bölüm içinde ergen bir evlada çevirip babasıyla birlikte dövüştürmeye bile vardı. Ancak Joss Whedon çok zeki bir insan olduğundan bu saçmalıkları çok güzel bir kurguyla saçmalık olmaktan çıkarmayı başardı ve bize yedirdi. Angel’ nda Amerika’da gösterimi bitirildi. Tabi tepkiler çok büyük olduğundan dizinin tekrar gösterime girme olasılığı yüksek.

Kara Kule (C) 2005

HayalGücü





Stephen King, Kara Kule, Roland, silahsor, sovalye, Carrie, o, hayati emen karanlik, Randal Flagg, Cort, susannah, dark tower, karakule, corak topraklar, hayaletler beldesi, ucun cizgileri, roland deschain, walter, marten, jack, oy, baska dunyalar, childe roland come to dark tower, tabitha king, ejderhanin gozleri, kitaplar, kara kule ansiklopedisi, büyücü ve cam küre, susannah'ın şarkısı, Calla'nın kurtları, hayaletler beldesi, karakule, kara kule, Kara Kule, stephen king biyografisi, stephen king'in hayat hikayesi, Stephen king karakterleri, stephen king filmleri, stephen king kitaplari, stephen king ve kara kule serisi, roland ve ka-tet, roland deschain, jake chambers, eddie dean, 19 sayısı, kızıl kral, the dark tower, gunslinger, song of susannah, wolves of the calla, wizard and the glass, waste lands,dark tower, kara kule, kaplumbağa, oniki kapı, geçitler, bekçiler, ışın'ın bekçileri, ışının bekçileri, kara kule, karakule, kara kule rehberi, stephen king rehberi, kara kule sözlüğü, kara kule sözlük, stephen king sözlüğü, kule ansiklopedisi, king, stephen, kara, dark, tower, kim kimdir, büyücü ve cam küre, silahşör, şövalye, kara kule resimleri, stephen king resimleri, stephen king ödül töreni, stephen king ilk hikayesi, stephen king'in evreni, kara kule evreni, kara kule diyarı, diğer dünyalar, paralel evrenler